eğlenmeç

Bu fotoğrafın önemi benim için ayrıdır. Fotoğraflarım arasında en sevdiklerimden birisi ve ktü hayatımın da son günlerinden birisi. İşin aslı bu eğlence KTÜ'ye veda partisi tarzında birşeydi. Artık oradan kurtulduğum için mi önemi büyük bilemeyeceğim. KTÜ'yü çok sevmiştim ben. Okumuş olduğum dört yılı da zevkle geçirdim orada. Nice arkadaşlıklar edindim, gezdim, tozdum, fotoğraf çektim ve en önemlisi eğlendim. İşte bu benim için KTÜ hayatımın kısa bir özeti. Hem oradaki yaşamım gerçekten güzel ve hareketli idi, eğlenerek vakit geçirmiştim; hem de mezun olurken mutlu mesuttum ve arkadaşlardan ayrılmanın hüznü ile de olsa yine aynı şekilde eğlenerek veda ettim.

mutlumsu


50mm lensin güzelliği ve vazgeçilmez olması kesinlikle bundan dolayı. Portre çekimi yaptığınızda bu farkı çok rahat görebiliyorsunuz. Bu lensi aldım alalı zaten benim için portre çekmek artık çok normal bir şey oldu. O kadar çok portre fotoğrafı çektim ki arkadaşlarıma, artık işi ezbere yapmaya başladım ve o kadar fazla ve seri çekim yaptığımdan dolayı da hep tekdüze fotoğraflar ortaya çıktı bu zamana kadar. Anlayacağınız fotoğraf çekerken toplu seans yapıyordum genelde ve arkadaşlarımı sıraya koyuyordum. Hepsini de aynı yerde aynı açı ile çekiyordum, o derece bir tekdüze çekim yani. Zaten birçoğunu da sizlerle paylaşmıyorum. Her zaman bu şekilde bir bolluk olmadı tabii ki. Tabi sıkılmaya başladım diyemem tabii ki ama bazı değişikliklere gitmem gerektiğini düşünmeye başladım. Bu değişiklik büyük ihtimal siyah beyaz çekim olabilir yada farklı bir lens ile portre çekimleri de olabilir. Bu konuda kendimi de geliştirmem lazım mutlaka.
Sizlerin de tavsiyesi varsa duymaya hazırım, nitekim fotoğraf konusunda hala eksik olduğumu düşünüyorum ve tavsiyelere ihtiyacım var. Son olarak portre çekimlerimdeki farkları inşallah ilerleyen fotoğraflarda sizlere sunmaya çalışacağım.